Uğur İŞLEYEN: “Instagram’da Yapay Zekâ Dönemi Başladı, Kullanıcılar Gizlilik Ayarlarını Kontrol Etmeli”
Sosyal Medya Danışmanı Uğur İŞLEYEN, Meta’nın Instagram’da hayata geçirdiği yeni yapay zekâ uygulamalarıyla ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu.
Özellikle herkese açık hesap kullanan milyonlarca kullanıcıyı ilgilendiren bu gelişmenin dikkatle takip edilmesi gerektiğini belirten İşleyen, dijital gizlilik konusunda farkındalık çağrısı yaptı.
Meta’nın yapay zekâ teknolojilerine yaptığı yatırımların her geçen gün arttığını söyleyen Uğur İŞLEYEN, herkese açık olarak paylaşılan içeriklerin yapay zekâ sistemlerinin geliştirilmesinde kullanılabilecek veri kaynakları arasında yer alabileceğine dikkat çekti.
“Instagram artık sadece fotoğraf ve video paylaşılan bir platform değil. Yapay zekâ teknolojilerinin merkezlerinden biri haline geliyor. Özellikle herkese açık hesap kullanan kullanıcıların bu değişimi yakından takip etmesi gerekiyor.”
İşleyen, bu durumun yanlış anlaşılmaması gerektiğini de belirterek, kullanıcıların paniğe kapılmak yerine hesap gizliliği konusunda bilinçli hareket etmesinin önemine vurgu yaptı.
“Bu gelişme, paylaşımlarınızın izinsiz kullanılacağı anlamına gelmiyor. Ancak Meta’nın yapay zekâ sistemlerini geliştirmek amacıyla herkese açık içeriklerden faydalanabileceğini bilmek gerekiyor. Kullanıcılar hesap gizlilik ayarlarını ve Meta’nın sunduğu tercihleri mutlaka gözden geçirmeli.”
Sosyal medya kullanım alışkanlıklarının yapay zekâ ile birlikte hızla değişeceğini ifade eden İşleyen, özellikle işletmeler ve içerik üreticilerinin bu dönüşüme hazırlıklı olması gerektiğini söyledi.
“Önümüzdeki dönemde yapay zekâ, içerik üretiminden reklam yönetimine kadar sosyal medyanın her alanında daha fazla yer alacak. Bu nedenle hem bireysel kullanıcıların hem de markaların güncellemeleri yakından takip etmesi büyük önem taşıyor.”
Son olarak kullanıcıların yalnızca içerik üretmeye odaklanmaması gerektiğini belirten İşleyen, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Dijital dünyada bilgi sahibi olmak artık bir tercih değil, zorunluluk. Sosyal medya sürekli değişiyor. Bu değişimi takip edenler avantaj sağlarken, geride kalanlar hem güvenlik hem de görünürlük açısından risk yaşayabiliyor.”

